Küçük hareketlerle büyük işler

Oc 24

Kulbe-i Ahzan 02

Ne dersen de. Kısa ve öz olsun. Bir sırrını ver bana. Yada bir sır vereyim sana.
Tutabilir misin?
Ne dersen de. Uzasın, hatta hiç bitmesin. Hikayeni anlat bana. Yada ben anlatayım sana.
Dinler misin?
Ne dersen de. En çok ama en çok susmak yakışır bana…

Oc 20

Hayri’yle 16

  • Safa: İnsan kimi sevmeli Hayri?
  • Hayri: "İnsan kimi sevmeli?" Böyle bir soru yok Safa. Zamanı gelince, hiç ummadığın bir anda seversin. Anlamazsın bile... Ama sorun karşındaki kişinin ne gibi özellikleri olsun gibisinden bir şeyse "engelli" olsun.
  • Safa: Engelli mi?
  • Hayri: Gerçekten seni sevecek ve bırakmayacak birini istiyorsan bu en doğru tercihtir. Onlar hep "eksik" gibi görünürler ama hep olduklarından fazladırlar. Onları yürekten sevebilirsen, görmüyorsa gözü, tutmuyorsa eli, yürüyemiyorsa ayakları olabilirsen dünyanın en mutlu adamı olabilirsin. Asıl mutluluk budur ama bu büyük bir özveri ve vefa ister. Her insan yapamaz yani. Onu üzme vb. bir hakka sahip olamazsın, olmamalısın!
  • Safa: Biliyor musun Hayri bazı geceler karanlık odada gözlerimi kapatıp, etrafımda dönüyorum ve odadaki eşyaların yerini arıyorum. Koca bir karanlık içinde bulamıyorsun yönünü, bulamıyorsun eşyaları... Onları anlamaya çalışıyorum ama anlamak yetmiyor sanırım.
  • Hayri: Hepimiz bir engelli adayıyız bunu sende iyi biliyorsun.
  • Safa: Biliyorum Hayri... Dışarıda yağmur çiseliyor biraz çıkıp yürüyelim mi? Sodalar benden...
  • Hayri: Şu sarı loş ışıkları ne kadar da çok seviyorsun. Hadi çıkalım, dışarı soğuk sıkı giyin. O sodayıda meyve suyu yapalım biz.
  • Safa: Olur olur...
Oc 20

Kulbe-i Ahzan 01 (Hüzün Kulübesi)

Merhaba,

Burası benim evim… Burada doğdum, burada yaşarım. Dışarıdan bakanlar “garip” der bana kısaca. Karnı doyacak kadar param, omuzlarımın kaldıracağı kadar tasam var. Biraz benden, biraz sizden yazacağım. Hüzün herkese biraz yakışır. Hem yatacak yer, hem içimizi ısıtacak çayım var. Kulübem sığındığım tek limanımdır.

Hoş geldiniz o zaman.

Oc 19

Hayri’yle 15

Hayri: N’aptın?

Safa: Ne yapalım be Hayri. Bu hafta çok boş geçti.

Hayri: Daha bitmedi ki; bunun cuması var, cumartesisi var, pazarı var. Çalışmaya devam etmek gerek.

Safa: Hep bi’ engel çıkıyor gibi…

Hayri: Doğrudan hedefine ulaşan şu dünyada kaç kişi var?

Safa: Ah bu hedefler…

Hayri: Anladık bu seni kesmeyecek, bu parça sana gelsin o zaman.

Safa: Vay Sadri Abim, eyvallah sağolasın Hayri…

Oc 10

Hayri’yle 14

  • Safa: Bir kadının ağlaması kadar kötü başka ne olabilir bu hayatta Hayri?
  • Hayri: Bir erkeğin ağlaması...
Oc 06

Hayri’yle 13

  • Safa: Geçenlerde bir siteye rastladım Hayri...
  • Hayri: Ne sitesiymiş bu?
  • Safa: Ölümü hatırlatıyor.
  • Hayri: Nasıl yani?
  • Safa: Bildiğin ölümü hatırlatıyor sana. İlk önce üye olman gerekiyor, bir mail atıyorsun. Neden üye olmak istediğine dair... Sonra yazdıkların uygun görülürse sana üye olma linki gönderiyorlar. Adını ve telefon numaranı yazıyorsun. İstersen senin belirlediğin, ayın belirli gün ve saatinde, istersen de ansızın seni arıyor ve diyor ki: Ölüm Var Abi!
  • Hayri: Eeee çok iyiymiş bu.
  • Safa: Sitesine girince hakkımızda sayfasına muhakkak bir bak. Çok zekice...
  • Hayri: Adresi neydi?
  • Safa: www.olumvarabi.com ayrıca şu videoyu da izle: http://vimeo.com/29984095 Hepsi bize hayatı ve zamanımızı hatırlatmak için.
  • Hayri: İyice merak ettim. Şu bilgisayar çantasını uzatsana bana doğru bi'...