Kulbe-i Ahzan 133
Yazın balkonlar yalnızlıklara açılırdı.
Oturur, korkuluklardan ayaklarımızı sallardık.
Üzülürdük annelerimiz bizi sokağa salmazdı.
Bazen bir kuş gelir yanımıza konardı.
Akşam babalar işten gelir, anneler çay yapardı.
Çok üzgün sigaralar yakılır, düşler imara açılırdı.
Ekmek ağırlığınca devlete sövülür
ama şükür ağızlardan eksik olmazdı.
Bazen bir kuş gelir şuracığımıza konardı.
Taşındık, çok balkon eskittik.
Çocuktuk üstelik ellerimiz kirlenince
onları annelerimize devrettik.
Balkonları balkonlara ekledik.
Hüzünleri kuş yapıp göğsümüze hapsettik.
Çocuktuk üstelik…
Kulbe-i Ahzan 132
Kirpiklerini çıkarıp kınından,
Sapladığın yerde kül biter.
Büyümek için çabalarım nasıl olsa.
Sevmeyi bilmek için; çok anne görmekte gerekecek.
Ve ellerimi dizlerimin arasına alıyorum.
Susuyorum, pusuyorum ve daha…
Çok çelişiyoruz kendimizle.
Annelerimizle, ellerimizle.
Çok şehir oluyorsun sen.
Bazı kavramları anlama gereği duyuyorum.
Sırf siyah ceketli bir adam bir otobüse gece yarısı binince:
Ağlıyorum ve annem elimi bırakmış oluyor.
Kötü çocuklar ve üzgün gülüşleri…
Sana, devlete, her şeye sövüyorum.
Ama çok değil, çok çok hiç değil.
”ve polise amca dememeye başladım”
Ellerimle aynı orantıda büyüyorum.
Zulümler doğuyor biz çiçek düşledikçe.
Bir güvercin ak bir pim taşıyor.
Çekiliyor, geriliyor, patlıyor!
-böyle olsun istemezdin.
-hiç istemezdin.
-ama oluyor…
Hafta içi çok yoğun olduğumdan tam ilgilenemedim tasarımlarla. Dün gece sabahlayarak çalıştım. Ortaya bunlar çıktı…
Behance Link: http://be.net/gallery/OccupyGezi-DirenGeziParki/9206437
Kulbe-i Ahzan 131
Ama ben tüm bedenime kuş konmazlar koymuştum.
Zaten eli sapanlı bir çocuğun dilekleri kabul olmaz.
Gelmesin bu yaz, bu deniz, bu bunalım.
Gelmesin sensiz gelecek güzellikler.
İsteğimdir: mutlu olsun çocuklar ve kuşlar.
Ama güleyim de istiyorum bazen.
Güleyim!
Seninçin pencerelerin önüne çiçek koymuştum.
Solmak istiyorum ya bazen.
Arada yine güleyim de istiyorum.
Sensiz de olsa
Sessiz de olsa
güleyim…
Kulbe-i Ahzan 130
Bir yaraya tuz eğilimidir bu.
Yakup, Yusuf’u görmüşcesine güler ağlar.
Ellerim yarılmış taze kan pıhtısı.
Ama tutamadığından değil,
tutmadığından!
Gidişin tüm kavimleri derledi.
Cesaretler topladık uçurumlara.
Yere yetişemediği için bir ileri - bir geri sallanan
ayaklar.
Pencereler, çiçekler, çocuklar.
Çalab’ım çocuk öldür beni.
Ben büyüyünce nasıl bir adam olacaktım
düşünürdüm düşünürdüm.
Büyüdüm büyümedim.
Çalab’ım çocuk öldür beni.
Holga 135BC / Dm Paradies 200 / Edirne
